Hamas'tan yapılan yazılı açıklamada, "Gazze Şeridi'nin geleceğine ilişkin Filistin iradesini devre dışı bırakmayı amaçlayan her türlü plan, proje ya da önerinin yanı sıra yabancı güçlerin herhangi bir isim veya gerekçeyle Gazze Şeridi'ne girme planlarını destekleyen pozisyonları reddettiğimizi vurguluyoruz." ifadeleri kullanıldı.
Hamas'ın açıklaması, şöyle devam etti:
"Bu faşist saldırganlığın yenilgiye uğratılmasının ardından Gazze Şeridi'nin idaresi tamamen Filistinlilere ait bir mesele olup her kesimden Filistin halkının üzerinde mutabık kalacağı bir konudur.
Filistin halkı, kendi özgürlük ve kaderini tayin hakkına dayanan ilkelerinden sapacak herhangi bir vesayet, dış çözüm veya denklemin dayatılmasına izin vermeyecektir."


Hamas'ın bu açıklaması ne anlama geliyor? 


ABD Başkanı Joe Biden, 31 Mayıs'ta İsrail'e ait olduğunu söylediği, 3 aşamadan oluşan yeni bir ateşkes önerisi sunduğunu açıklamıştı.
1 Temmuz'da, ABD’nin eski Türkiye Büyükelçisi, Suriye Özel Temsilcisi ve IŞİD ile Mücadele Koalisyonu Temsilcisi James Jeffrey, Londra merkezli Al Majalla dergisinde, ateşkes sonrası için ABD’nin hazırladığı planı yazdı. 

İsrail, Yemen'in ardından Lübnan'a saldırdı İsrail, Yemen'in ardından Lübnan'a saldırdı

Jeffrey, yazısına göre ABD'nin yeni yönetim planı  “Çok uluslu polis gücü” adı altında Gazze’ye ABD askeri yerleştirilmesini teklif ediyor.
Suriye'deki eller Gazze için plan yapıyor
 Jeffrey, Biden'ın teklifinin kapsamlı bir planlama yapılması ihtiyacını daha da belirgin hale getirdiğini belirterek, “Bir plan üzerinde çalışıyorum” diyerek aslında çalışmalara önceden  başladığını açıklıyor. 
James Jeffrey, geçen Mayıs ayında Wilson Centre Forumu’nda tartışılan ve resmi internet sitesinde yer alan planın, İsrailli ve Amerikalı hükümet yetkilileri ile çeşitli Arap taraflarla görüşüldüğünü belirtiyor.
Bu plan, Suriye’de ABD’nin paravan olarak kurduğu “IŞİD ile Mücadele Koalisyonu” benzeri bir yapı oluşturmayı amaçlıyor. “Çok uluslu bir idari yapı” olarak tanımlanan bu “gayri resmi ve daimî olmayan uluslararası organ”, ABD, İsrail, Mısır ve diğer önde gelen Arap ülkeleri ile G7 üyesi ülkeler tarafından ortaklaşa hazırlanan uluslararası bir tüzük çerçevesinde kurulacak. 
Bu “çok uluslu yönetim”, üst düzey bir temsilci tarafından yönetilecek ve “Uluslararası Temas Grubu”na (ICG) katılan ülkelerin yanı sıra diğer ülkelerden gelen bağışlarla finanse edilecek. Ayrıca finans, güvenlik, ulaşım, bakanlıklarla koordinasyon, kamuoyu yoklaması ve halkla ilişkiler için özel ekipleri olacak ve İsrail, Mısır ve diğer ülkelerden lojistik destek alacak.


Jeffrey: İsrail tamamen çekilecek, ABD askerleri yerleşecek 


Jeffrey'e göre, İsrail'in ateşkes teklifinde yeni olduğunu belirttiği şey;  "İsrail'in tamamen çekilmesi" ve İsrail'in bunu müzakerelerin başarılı olması durumunda kabul ettiğini belirtiyor. 
Jeffrey ayrıca, İsrail'in  üçüncü aşamada Gazze için kapsamlı bir yeniden yapılanma planını onaylamaya hazır olduğunu söylüyor.  
İsraillilerin umduğu şimdiye kadarki İsrail işgalinin artık sözde devam etmeyeceğini, Gazze'yi yönetecek ve Uluslararası İrtibat Grubu'na (ICG) rapor verecek Çokuluslu bir Otorite oluşturmaya odaklanan bir plan hazırladıklarını söylüyor. Bu planın uluslarası mekanizmalar ve yasal dayanaklarla da güçlendirileceğini belirtiyor. 
Jeffrey, "çok uluslu otorite, Yüksek Temsilci tarafından yönetilecek ve Temas Grubu hükümetleri ve diğer hükümetlerden gelen bağışlar tarafından finanse edilecek ve finans, güvenlik, ulaştırma, bakanlık irtibatları, kamuoyu yoklamaları ve kamu işleri için kendi ekipleri olacak ve İsrail, Mısır ve diğer uluslardan lojistik destek alacak. Geniş yönetim ve güvenlik denetimiyle başlayarak işleyişinin merkezinde yer alan yetkilere sahip olacak." ifadeleriyle göz boyadığı planını açıklarken asıl niyetini ve Hamas'ın bugün yaptığı açıklamanın sebebini anlamamızı sağlayacak planın hedefini açıklıyor: "ABD varlığı gerekebilir." 


Jeffrey'in sinsiliği: "Eh, başkanlık taahhütlerinin bazen bozulması gerekir"


Jeffrey, bu konuda gelecek hatırlatmalara ve itirazlara da kendi uslübuyla cevap veriyor: 
"Biden yönetiminin karada ABD askeri yok taahhüdü, özellikle askeri olmak üzere ABD personelinin varlığı. Eh, başkanlık taahhütlerinin bazen bozulması gerekir." Hali hazırda  ABD'nin, Gazze kıyılarında bulunan ancak daha sonra İsrail liman kenti Aşdod'a taşınan yüzen iskelede askerlerinin olduğunu, Hamas sonrası güvenlikle ilgili sorumlulukları üstlenecek sivil halk arasında konuşlanacak silahlı kolluk kuvvetleri eğitilene kadar  kalması gerektiğini savunuyor. 
İşte Hamas'ın,  "Gazze Şeridi'nin geleceğine ilişkin Filistin iradesini devre dışı bırakmayı amaçlayan her türlü plan, proje ya da önerinin yanı sıra yabancı güçlerin herhangi bir isim veya gerekçeyle Gazze Şeridi'ne girme planlarını destekleyen pozisyonları reddettiğimizi vurguluyoruz." ifadeleriyle yaptığı açıklama bunu reddediyor. 

Editör: Burçin Çelikkol