Program, Prof. Dr. Nevzat Tarhan'ın "Çağın Vicdanı Bediüzzaman" kitabından ilham alarak 2014 yılında kurulan Üsküdar Üniversitesi Çağın Vicdanı Kulübü Başkanı Zeynep Tokgöz'ün konuşmasıyla başladı. Ardından Üsküdar Üniversitesi Risale-i Nur Araştırma Platformu (RİNAP) Başkanı Prof. Dr. Niyazi Beki, günümüzde Kur'an ahlakının önemine odaklanarak açılış konuşmasını yaptı.

 “Kapitalist ahlak artık küresel ahlak haline geldi”

Açılış konuşmaları kapsamında son olarak kürsüye gelen Üsküdar Üniversitesi Kurucu Rektörü ve Yönetim Üst Kurulu Başkanı Prof. Dr. Nevzat Tarhan, üniversitenin kuruluşundan bu yana gerçekleştirilen Bediüzzaman Said Nursi’yi anma programlarında emeği geçenlere ve Çağın Vicdanı Kulübü öğrencilerine teşekkür ederek sözlerine başladı.

Bu yıl ‘Kur’an Ahlakının Günümüzdeki Önemi’ temasıyla planlanan panelde Kur’an ahlakını vurgulama ihtiyacının nasıl ortaya çıktığını anlatan Prof. Dr. Nevzat Tarhan, “Bir zarf var bir de mazruf vardır. Zarf içindekini korumak için vardır. Ancak mazruf zarfın içindeki özdür, esastır. Diğeri tamamlayıcıdır.” dedi.

İnsanların, ‘Kur’an-i ahlaka saygı duyuyoruz, inanıyoruz, dindarlık güzeldir ama bu zamanda Kur’an ahlakı yaşanmaz’ gibi bir düşüncesi olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Nevzat Tarhan bu düşünceyi tartışmak gerektiğini söyleyerek şöyle devam etti:

“İnsan hakları işin ambalaj kısmı…”

“Kapitalist ahlak var şu an o da para odaklıdır. ‘En kutsal değer paradır, amen’ der kapitalist ahlak. Artık küresel ahlak haline geldi. Bu ahlakta da güçlü olanın dediği oluyor. Orman kanunları geçerli kapitalizmde. İnsan hakları işin ambalaj kısmı. Çıkar ve bencillik odaklı, zayıfı, güçsüzü ötekileştiren bir sistem var. Bu sistemle de kötü ahlakın çirkin neticelerini görmek gibi bir durumla karşı karşıyayız.”

 “Ahlakın eğitimini vermezsek kendiliğinden yok oluyor” 

Küresel olarak şiddet olaylarının, suçların, acımasızlıkların arttığını ifade eden Prof. Dr. Nevzat Tarhan, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Ahlaka aykırı her şeyde artış var. Ahlak genetik değil, sonradan öğreniliyor. Biz ahlakın eğitimini vermezsek kendiliğinden yok oluyor. Entropi yasasına göre bir yer ısıtılmazsa orası soğur, aydınlatılmazsa karanlık olur. Yani karanlık diye bir şey yoktur aydınlığın olmaması vardır, soğuk diye bir şey yoktur sıcağın olmaması vardır. Aynı şekilde kötülük diye bir şey yoktur iyiliğin olmaması vardır. Biz iyiliği, iyi ahlakı yaşatmazsak kötülük kendiliğinden yayılıyor. Dünyada ciddi şekilde kötü ahlakın yaygınlaşmasına doğru gidiyoruz. İntihar olayları, suçlar arttı. Aileler parçalanmaya başladı, cinsiyetsizlik propagandaları ortada… Böyle bir durumda bizim ahlakın yaşanabilir olduğunu göstermemiz gerekiyor. Bunun yöntemi de tebliğden çok temsil yöntemi.

En güzel tebliğ temsil edebilmektir, örnek olabilmektir. Eğer güzel örnek olamıyorsanız saatlerce konuşsanız hiçbir önemi yok. Kürsüyü yumluklayarak yapılan vaaz dönemi bitti. İnsanları ikna ve inandırmayla ilerlemek gerekiyor. İnsanların gönlüne hitap etmek gerekiyor.”

2025 Oscar Ödüllerinde parlayacak 10 film 2025 Oscar Ödüllerinde parlayacak 10 film

“Ahlakın oluşmasında birinci şart yaşamaktır”

Ahlakta referans noktasının Mekke dönemi olduğunu ifade eden Prof. Dr. Nevzat Tarhan “Mekke döneminde Resulullah (s.a.v) Efendimiz, baskılara karşı koymak, ayaklanmak isteyenlere rağmen hicret ediyor, fiziksel mücadeleye girmiyor. Çünkü gönüller üzerinde inşa olması gerekiyor. Biz nebevi ahlakı tekrar canlandırmak durumundayız.” dedi.

Prof. Dr. Tarhan, “Önce kendimiz yaşayarak başkalarına örnek olmamız gerekiyor. Zaten kişi örnek olduğunda diğer insanlara bir şey söylemeye gerek yok. Kendiliğinden diğer insanları etkilemeye başlıyor. Allah dostu insanlar vardır, hiçbir şey söylemezler fakat onlar istemediği halde insanlar onların etrafında toplanır. Sebebi de Allah’ın o tarz kişilere karşı muhabbet duygusu uyandırması. 

Bediüzzaman hazretlerinin ahlak olarak önümüze koyduğu en önemli ölçü nedir diye düşündüğümüzde ölçü İhlas ahlakı… Eğer İhlas ahlakını yaşayabilirsek bu en tesirli yöntem haline geliyor. Ahlakın oluşmasında birinci şart yaşamaktır.” şeklinde konuştu.

“Bencillik hastalığı ahlakın en büyük düşmanı”

Ahlakı engelleyen birçok hastalık olduğuna da dikkat çeken Prof. Dr. Nevzat Tarhan, bu asırdaki en büyük hastalığın bencillik olduğunu söyledi. “Bencillik hastalığı ahlakın en büyük düşmanı.” diyen Prof. Dr. Nevzat Tarhan, “Kendini seven, kendi çıkarı peşinde koşan bir insan kötülük olarak yeter. Evli biri ‘önce can sonra canan’ derse evlilik biter, günümüzde ailelerin dağılmasının en büyük nedeni bencilliktir. Ahlakın ikinci düşmanı da çıkarcılık, menfaatçilik… Menfaatçilik de modernizmin hastalığıdır. Kapitalist sistem bunu yüceltiyor. Üreterek değil tüketerek mutlu olmayı teşvik ettiği için insanlar çalışmadan kazanmak istiyor ya da sömürerek kazanmak istiyor. Böyle bir dünyaya doğru gidiyoruz.” şeklinde konuştu.

Prof. Dr. Tarhan sözlerini şöyle tamamladı:

“Burada bizim iyi örnek olmamız gerekiyor. Oturduğumuz yerden olmaz. Doğu kültürü maalesef hep ‘mehdi gelsin kurtarsın bizi’ diye bekliyor. Mehdi beklemek yerine çalışmak gerekiyor. Hiçbir şey yapmadan kurtarıcı beklemek tembelliktir. Emek vermeden Allah’ın yardımını nasıl bekleyebiliriz ki? Hesap gününü düşünmemek en büyük gaflettir.

Günümüzde vehn hastalığından çok bahsediliyor. İki şekilde belli ediyor kendini birincisi dünya muhabbeti, dünyacılık. İnsanlar hiç ölmeyecek gibi yaşıyorlar. İkincisi de ölümden korkmak. Bu ikisi varsa vehn hastalığı vardır. 

Şuanda gardrop müslümanlığı hakim, şekilsel olarak gayet müslüman fakat yaşayış olarak, yalan, hile, haram, kul hakkı, kamu hakkı, sözünde durmama hepsi var. Müslümanlığın eminlik vasfı yerlerde.”