Haber Merkezi - Ercan Küçük

Fransa'da erken genel seçimlerin 2. turunda sandık çıkış anketlerine göre, ilk turun aksine sol ittifak ilk sıraya yerleşti; Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’un ittifakı ikinci oldu. İlk turun birincisi Ulusal Birlik ittifakı ise 2.turda üçüncü sıraya geriledi. 

Seçimde, Yeni Halk Cephesi ittifakı sandıktan birinci çıkarken; Cumhurbaşkanı Macron’un “Cumhuriyet İçin Hep Birlikte” ittifakı ikinci oldu. Fransa’daki seçim sonuçlarını Yazar Onur Sinan Güzaltan ve Gazeteci Ömer Aydın ile konuştuk. ‘Fransa sol gösterdi sağ vurdu’ gibi söylemlerin doğru olmadığını vurgulayan Güzaltan, sonuçları Le Pen karşıtı hamlelere bağladı. Güzaltan şunları söyledi: 

Nijer ziyaretinin anlamı… Türkiye artık orta büyüklükte bir küresel güç Nijer ziyaretinin anlamı… Türkiye artık orta büyüklükte bir küresel güç

Le Pen'in adaylarına karşı blok  

“Ortada bir sürpriz ya da değişen bir şey yok. 2 turlu bir seçim sistemi var. Ve 2. turda Fransa'da seçimlerde Macron'un desteklediği merkez siyasetleri liberal siyasetleri savunan ittifak ve yeni halk cephesi, Le Pen'in partisine karşı hangi adayın kazanma şansı varsa diğer adayın onun lehine çekilmesi gibi bir strateji izledi. Farklı bölgelerde vs. sonuç olarak bu stratejiyle beraber Le Pen'in adaylarına karşı bir blok oluşturdular. Bu şekilde milletvekili sayısı olarak kazanmış oldular. Fransız halkının geçen süreçte bir tercih değişikliği yok. Seçim sistemindeki boşlukları fırsatları kullanarak 2 farklı ittifak Le Pen'e karşı bir araya geldiler. Bu ilk defa olan bir durum değil. Fransa'da Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde de 20 yıldan bu yana benzer stratejiler izlendi. Le Pen'e karşı her zaman ittifak oldu. Burada da benzer bir hadise yaşandı. Yani ortada bir süpriz yok.” 

Liberal Cumhurbaşkanı, solcu başbakan 

Güzaltan, seçim sonuçlarının ardından Fransa’daki siyasi krizin daha da derinleşeceğini söyledi. Güzaltan şu şekilde konuştu: 

“Fransa'da hala hazırda olan siyasi kriz bu seçim sonuçlarından sonra daha da derinleşecek. Çünkü birbirine çok yakın milletvekili sayıları var. Aynı zamanda bu ittifaklar içinde de çok farklı partiler bulunuyor. Mesela ilk sırada gelen Sol İttifakta komünistler de var, Troçkistler ve liberal solcular da var. Dolayısıyla bu ittifak Le Pen'e karşı kuruldu ama kendi içinde ne kadar bütünlüğünü korur bu çok tartışılır. 2. olarak bu ittifaktan çıkan biri Başbakan olacak. Diğer yandan liberal siyasetleri savunan Macron cumhurbaşkanı. Bu Cumhurbaşkanı ile başbakan nasıl geçinecek? Sistem kilitlenecek. Diğer taraftan süren ağır bir ekonomik kriz var. Toplumsal bir kriz var. Göçmen sorunu, 2. kuşak 3. kuşak entegrasyon sorunu, Rusya'yla gerilen ilişkilerin yarattığı çok ağır bir ekonomik kriz. Bir yanda merkez siyasetleri savunan neoliberal Macron, diğer yanda Yeni Halk Cephesi'nden çıkacak bir başbakan olacak. Fransa'nın dikiş tutturması zor gözüküyor. Ve önümüzdeki süreçte yeni seçimler yeni çalkantılar toplumsal hareketler beklenen gelişmeler. 

Rusya ile süren gerginlik ekonomik olarak Fransa'yı çok zorluyor. Macron'un sürdürdüğü bu siyasetler Fransız sermaye grupları içinde de çatlaklara neden olmuş durumda. Dolayısıyla hem Macron'a karşı hem de AB oligarkları diyebileceğimiz isimlere karşı muhalefet var. Fransa'daki mevcut gidişat AB'nin gidişini de etkileyebilir. 3. nokta olarak AB içindeki bu oligark takımı Fransız halkı içinde yer alan farklı çevreler tarafından da eleştiriliyor. Önümüzdeki süreçte Fransa'nın AB'deki NATO'daki rolü tartışılacaktır. Özetle Fransa'da seçim sonuçları şuna isabet ediyor: Fransa'da merkez kaybetti. Macron görevini sürdürecek olsa dahi neoliberal siyasetleri temsil eden merkez partiler iflas etti. Merkez tarafından aşırı olarak nitelendirilen partiler seçimlerden başarılı çıktı. Şunu görüyoruz: Fransız halkının neoliberal siyasetlere karşı bir tepkisi var.” 

Fransa Meclisi

Düşman kardeşler

Güzaltan, aşırı solcu ve aşısı sağcı olarak bilinen partilerin ortak yönlerine de dikkat çekti:

"Fransa'da şöyle ilginç bir gerçek var: 2 farklı kutup görünüyor. İkisine de baktığınız zaman ikisinde de NATO'ya karşı mesafeli siyasetler var. Bu çok önemli. İkisi de AB'nin mevcut haline mesafeli. İki farklı kutuplarda da yer alsalar aslında Fransız halkının büyük bir çoğunluğu Avrupa Birliği'ne mesafeli olan NATO'ya, Macron'un neoliberal siyasetlerine mesafeli olana oy attılar. Fakat 2 farklı uç bunlar.” 

'Yönetilemez bir Fransa' 

Fransa’da yaşayan Gazeteci Ömer Aydın da seçim sonuçları sonrası Fransa hakkında olumsuz tablo çizdi. Eski Cumhurbaşkanı Hollande’a dikkat çeken Ömer Aydın şunları söyledi: 

“Bir karışıklık kaos söz konusu. Yeni hareketli günler, belirsizlik bekliyor. Fransız medyasında manşetleri 'yönetilemez bir Fransa' tablosuyla karşı karşıya olacağımızı belirtiyordu. Dünkü seçim sonuçlarına baktığınız zaman kimsenin kaybetmediği kimsenin da kazanmadığı bir tablo ortaya çıkıyor. Aşırı sağın kazanacağı, hatta mecliste mutlak çoğunluğu temsil edeceği yönünde bir beklenti vardı. Bu gerçekleşmedi. Ama vekil sayısını %50 artırdı, 80 olan milletvekili sayısını 143'e çıkarttılar. Aşırı sağın milletvekili oranında çok önemli bir oranda bir artış söz konusu. İktidardaki Macron'un ve birkaç küçük partinin oluşturduğu 'Birlikte İttifak'ın ise çok büyük bir hezimetle karşılaşacağı yönünde bir beklenti vardı. Bu da gerçekleşmedi. 163 milletvekili çıkarmayı başardılar. Yani beklenenden çok daha başarılı bir iktidar partisi görüyoruz. Bunun nedeni de 2. turda aşırı sağa karşı Macron'un adayları yönünde diğer adaylarının çekilmesi neden oldu. 

Başbakan istifasını açıkladı. Bu hafta içerisinde kimin başbakan olacağına dair Cumhurbaşkanı'nın görevlendirmesi bekleniyor. Fakat Fransa'da sular durulmayacak. Hatta yeni bir seçime ya da Cumhurbaşkanının istifasına neden olabilecek bir dönem bekliyor Fransa'yı. 

Fransa'da bu duruma göre bir seçime daha gidilir sanıyorum. Dün akşam seçim sonuçlarını değerlendirirken TV'lerin konuşmasını en uzun süre verdiği kişi eski Cumhurbaşkanı Hollande idi. Siyasetten silinmiş biriydi oysa ama sol bloktan milletvekili adayı oldu ve seçildi. Derin Fransa, Hollande'ı geçiş dönemi başbakanı olarak düşünüyor olmalı.”

Editör: Ercan Küçük