Haber/ Analiz
Hicran Kıvanç

İşgalden kurtarılan bölgelerde de sandıkların kurulduğu seçim, 30 yıl aradan sonra ilk kez tüm ülke topraklarında gerçekleştiğinden Azerbaycan halkı için ayrı bir önem taşıyordu. 

Azerbaycan Merkezi Seçim Kurulu Başkanı Mezahir Penahov'un açıkladığı kesin seçim sonuçlarına göre katılım oranının yüzde 76,73 olduğu seçimlerin galibi yine yüzde 92,1 oyla ülkeyi 20 senedir yöneten İlham Aliyev oldu. 

Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı (AGİT) gözlemcilerinin, mükerrer oy kullanıldığına ve sandıktan seçmen sayısından fazla pusula çıktığına dair işaretler olduğunu açıklasa da Aliyev 7 sene daha görevde kalmayı bir kez daha garantiledi. 

Bağımsızlığı için iki kez mücadele veren, bu uğurda ağır bedeller ödeyen Azerbaycan için işgal altındaki topraklarını kurtardığı 2. Karabağ Zaferi de adeta tam bağımsızlığın garantisi oldu. 

Henüz 6 ay bile olmamıştı ki, Azerbaycan'da yine erken seçimler gündeme geldi ve "Azerbaycan'da 1 Eylül'de erken seçim yapılacak" manşetleri yayınlandı. 

Erken seçimden yine bir erken seçime 

Bu defa gündemde Azerbaycan Milli Meclisi’nin üyelerinin seçildiği bir “erken” seçim olacak. 

9 Şubat 2020 tarihinde yapılan, 125 üyeli Milli Meclis’in son seçimi, ilk “erken seçim” olarak tarihe geçmiş, Azerbaycan halkı için demokrasi taşlarının sökülüp tekrar yerleştirilmesi mücadelesinin süreci başlamıştı bu defa.   

Parlamento seçimlerinin erken bir tarihe alınması konusu Azerbaycan’da başta muhalefet olmak üzere siyasi otoriteler, yorumcular ve bağımsız gözlemciler tarafından sıklıkla gündeme getirilmekteydi. 

2016 yılında yapılan referandumun ardından Cumhurbaşkanlığı Yardımcılığı görevine Aliyev’in eşi Mihriban Aliyeva’nın atanması tartışmaları, halkın parlamentoya yeni ve genç parlamenterler gelmesi gerektiği düşüncesi protesto ve eylem noktasına gelince meclisteki çoğunluk ve iktidardaki YAP (Yeni Azerbaycan Partisi) milletvekilleri Aliyev’e erken seçimlere gidilmesini öneren bir yazı göndermişlerdi. 

Sarıyer'de kuduz aşısı kampanyası Sarıyer'de kuduz aşısı kampanyası

Aliyev, bu öneriyi kabul etti ve Anayasa Mahkemesi’nin onayı ile parlamentoyu fesh ederek ve Kasım 2020’de yapılması planlanan parlamento seçimlerinin 9 Şubat 2020 tarihinde yapılması kararı verdi.  

Değişim hayalleri başka bahara kaldı 

Ancak yine de beklenen olmadı, meclisin eski üyelerinin çoğu neredeyse yüzde 90’nı parlamentodaydı. Öngörülen değişiklikler olmamış, hatta devrim niteliğinde değişim bekleyenler için ise tam bir hayal kırıklığı oldu. Önceki tartışmalara, Aliyev’in reformları hızlandırmak üzere atadığı isimleri güçlendirme amacıyla erken seçime gidildiği tartışmalarını da ekledi. 

Son yapılan seçimlerin dikkat çeken bir tarafı ise bağımsız adayların Meclis’te daha fazla sandalye kazanmaları oldu. Fakat bu durum, her seçimde ikinci büyük grup olarak Meclis’te yer aldıklarına işaret edilen bağımsız milletvekillerinin iktidar partisi YAP’ın bir parçası olduğu kanaatiyle “Aliyev’in bir seçim hilesi” eleştirilerini de arttırdı. 

Erken seçimin sebebi: “İklim Değişikliği Konferansı” 

İktidarın büyük ölçüde cumhurbaşkanında olduğu, parlamentonun gücünün daha kısıtlı kaldığı ülkede şimdi tekrar bir erken seçim gündemde.

Azerbaycan Milli Meclisi, geçtiğimiz Haziran ayının son haftası erken seçim talebinde bulundu, Aliyev meclisi fesh etti, seçimlerin öne alınarak 1 Eylül'de yapılmasını öngören kararnameyi imzaladı.

İktidar partisi milletvekillerinin öncülük ettiği bu kararın gerekçesi ise Kasım ayında düzenlenecek Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Konferansı'nın (COP29) bu yıl 11-22 Kasım tarihlerinde Azerbaycan'da yapılması gösterildi.  

Seçimlerin COP29 ile aynı tarihlere denk geldiğine işaret eden Yeni Azerbaycan Partisi Genel Başkan Yardımcısı Tahir Bugadov, "Bu koşullar altında parlamentonun feshedilerek, erken parlamento seçimlerinin yapılmasının makul olduğuna inanıyoruz" açıklaması yaptı.

Azerbaycan Anayasa Mahkemesi ise açıkladığı kararında erken parlamento seçimlerinin anayasaya uygun olduğunu bildirdi.
Yaklaşık iki ay öne çekilen parlamento seçimleri ile Cumhurbaşkanı Aliyev'in gücünü pekiştirmesi bekleniyor. 

2003 yılından beri iktidarda olan Aliyev'in döneminde yapılan seçimler, Batılı gözlemciler tarafından da adil ve özgür bir ortamda gerçekleştirilmediği gerekçesiyle eleştiriliyor. 

Aliyev, ülke içinde ise 1990'ların başından bu yana Ermeni güçlerin kontrolü altında bulunan Dağlık Karabağ'da kazandığı zaferle popülaritesi yüksek bir lider. 

Bu popülaritesini sürdürmek isteyen Aliyev, bütün dünyanın gündemine gireceğini düşündüğü böyle bir uluslararası etkinliği kaçırmak istemiyor. 

Karabağ zaferinin ardından, Ermenistan ile devam eden kalıcı barış süreci, küresel etkileri olan Zengezur koridorunun konuşulmasının yanı sıra bu uluslararası etkinliğe yaptığı ev sahipliğinde seçim atmosferi ile olası bir sıkıntı yaşanmasını da istemiyor. 

Parlamentoda çoğunluğu alacağı garanti gözüyle bakılan iktidarın niyeti seçimi kazasız belasız atlatıp, uluslararası etkinliğe odaklanma hedefi görülüyor ancak Cumhurbaşkanlığı seçimi döneminde bazı muhalefet üyelerinin tutuklanması, rüşvet, yolsuzluk, haksızlık, kayırmacılık gibi devam eden şikayetler halkın bir kesiminde isyan noktasına gelmiş durumda. 

Çevirmen, yazar Mayis Alizade, Independent Türkçe’deki yazısında,

 “Azerbaycan'ın yaklaşık 4 sene önce işgalden kurtardığı bölgelerde ilk kez seçim yapılacak olması tarihi bir olaydır, bunun sadece takdir edilmesi gerekir.

Ancak kendini "bırakan" bir parlamento "erken seçim" adı altında üç aşağı-beş yukarı yine Cumhurbaşkanının onaylayacağı listeyle aynı insanlardan şekillenecekse, işgalden kurtarılmış bölgelerde seçim yapmanın da bir kıymet-i harbiyesi olmayacağı kesindir.” İfadeleriyle eleştiriyor.  

Halkta, hem bölgede hem de dünyada olan gelişmelerin ülkeyi bir yerlere doğru zorladığı düşüncesi hakim, iktidarın hataları görülse de, “milli birlik” ve ülkenin kaderini olumsuz etkilememe düşüncesi ağır basıyor. 

Editör: Elif Erbay