King's College London'dan araştırmacılar, 12 yaşına kadar 500'den fazla çocuğu gözlemleyerek, bu çocukların beslenme alışkanlıklarını inceledi.

Araştırma sonuçlarına göre, 5 yaşına kadar fıstık ezmesi veya püresi ile beslenen çocukların, fıstıktan kaçınan çocuklara göre fıstık alerjisi geliştirme olasılığının %71 daha az olduğu bulundu. Bu bulgular, erken yaşta yer fıstığı tüketiminin alerji riskini ciddi oranda azalttığını gösteriyor.

Son veriler, yer fıstığından kaçınan çocukların %15,4'ünün 12 yaşına kadar alerji geliştirdiğini, buna karşılık yer fıstığına maruz kalanlarda ise sadece %4,4'ünün alerji geliştirdiğini ortaya koydu.

Ulusal Alerji ve Bulaşıcı Hastalıklar Enstitüsü (NIAID) direktörü Jeanne Marrazzo, bu bulguların ebeveynlere ve bakıcılara güven verdiğini belirterek, "Bugünkü bulgular, ebeveynlerin ve bakıcıların, küçük çocuklarına bebeklik döneminden itibaren yer fıstığı ürünlerini belirlenmiş yönergelere göre vermenin yer fıstığı alerjisine karşı kalıcı koruma sağlayabileceği konusundaki güvenini güçlendirmelidir" dedi.

King's College London'ın baş araştırmacısı ve pediatrik alerji profesörü Gideon Lack, bulgulara şaşırmadığını ifade ederek, "Yer fıstığı alerjisi çoğu çocukta altı ila 12 ay arasında çok erken dönemde gelişir. Eğer bir hastalığı önlemek istiyorsanız, bunun hastalık gelişmeden önce yapılması gerekir" dedi. Lack, bu biyolojik fenomenin "oral tolerans indüksiyonu" olarak bilinen immünolojik bir prensibe dayandığını ve yiyeceklerle erken dönemde tanışan çocukların bu yiyeceklere karşı tolerans geliştirdiğini belirtti.

Kılavuzlar, fıstık ezmesinin ince bir şekilde ekmeğe sürülmesini veya anne sütü, mama veya püre ile karıştırılmasını öneriyor. Ancak, bütün yer fıstığının veya kıyılmış yer fıstığının boğulma tehlikesi yaratabileceği konusunda uyarılarda bulunuyorlar.

Elektronik sigara içenler dikkat! Tiryakinin hayatı mahvoldu Elektronik sigara içenler dikkat! Tiryakinin hayatı mahvoldu

Bu araştırma, erken yaşta yer fıstığı tüketiminin, ileride yer fıstığı alerjisi geliştirme riskini önemli ölçüde azaltabileceğini gösteriyor ve ebeveynlerin bu konuda daha bilinçli kararlar almasına yardımcı oluyor.