Elif Erbay/Haber Merkezi

Son dönemlerde Türkiye ve Suriye arasında diplomatik ilişkilerin normalleşmesi gündemde önemli bir yer tutuyor. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın açıklaması, iki ülke arasında yeni bir dönemin başlayabileceğine işaret ediyor.

CHP kaynıyor… Tüzük kurultayı ‘tüzük çalıştayı’na dönüşür mü? CHP kaynıyor… Tüzük kurultayı ‘tüzük çalıştayı’na dönüşür mü?

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın açıklamaları

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Almanya dönüşü uçakta gazetecilere yaptığı açıklamada, "Beşşar Esad şu anda Türkiye ile ilişkileri düzeltme noktasında bir adım attığı anda biz de ona karşı o yaklaşımı gösteririz. Biz davetimizi yapacağız. İnşallah bu davetle birlikte de Türkiye-Suriye ilişkilerini geçmişte olduğu gibi aynı noktaya getirelim istiyoruz" ifadelerini kullandı. Erdoğan, Türkiye'nin güçlü bir devlet olarak sınırdaki sorunları çözmeye devam edeceğini ve komşularıyla barışçıl ilişkiler kurma konusunda kararlı olduğunu belirtti​.

Normalleşmenin Türkiye’ye etkileri

Türkiye-Suriye normalleşme süreci, bölgesel güvenlikten ekonomik işbirliğine kadar geniş bir yelpazede etkiler yaratabilir. 2023 ortasında duran Ankara-Şam normalleşme süreci, iki liderin karşılıklı olumlu açıklamalarıyla yeniden canlanma sinyalleri veriyor​. Türkiye, Suriye ile ilişkilerini düzeltme sürecinde özellikle güvenlik sorunlarının çözümüne ve Suriyeli mültecilerin geri dönüşüne odaklanmak istiyor​​.

Değerlendirmelere göre, yeni bir süreç başlasa dahi bunun ilerletilmesinin Suriye’nin Türk askerinin çekilmesi koşulunu ne kadar esnetebildiği ile bağlantılı olacağına dikkat çekildi.

Türkiye'de güvenlik sorunlarının devam etmesi sebebiyle bu aşamada askerlerin o bölgeden çekemeyeceği belirtildi. Ancak "terörle mücadele" konusunda Şam ile işbirliği yaparak sürecin ilerletilmesi bekleniyor.

Konuya ilişkin Samimi Haber’e değerlendirmelerde bulunan Prof. Dr. Cengiz Okman, Türkiye’nin dış politikasında uzun vadeli ve planlı yaklaşımlar benimsemesi gerektiğini vurguladı. Okman, "İzlenen dış politikalar, planlı ve uzun vadeli hazırlanmış politikalar değil, reaksiyoner tutumlardır. Bu tür politikalar, devletlerin beklemediği durumlarla karşılaşmasına neden olur" diyerek, Türkiye’nin Suriye ile normalleşme sürecinde dikkatli adımlar atmasının önemine dikkat çekti.

Ayrıca, Okman’a göre, Suriye'nin zayıflaması Türkiye’ye büyük maliyetler getirirken, normalleşme sağlanması durumunda güvenlik, sosyal ve ekonomik açılardan somut gelişmeler yaşanabileceğini dile getirdi.

Okman bu tür süreçlerin kolay olmadığını belirtirken zirvelerin Türkiye gibi ülkelerde bir karşılığı olmadığına da değindi. Okman "Ancak, bölgede Özgür Suriye Ordusu ve diğer terörist grupların durumu kritik bir ortam yaratıyor. ABD, Avrupa ve Rusya'nın dengeli bir dış politika izlemeleri gerekecek. Türkiye'nin hava kuvvetleri ve askeri gücü sınırlı, bu yüzden dikkatli bir dış politika izlememiz gerekiyor. Zirve toplantılarından somut çözümler beklenmemeli, ancak gerginliklerin azaltılması için zemin oluşturulabilir." diyerek zirvelerin sorunlar için yalnızca çözüme zemin hazırlayabileceğine değindi. 

Türkiye ve Suriye arasındaki normalleşme süreci, bölgedeki güvenlik ve istikrarı yeniden şekillendirebilecek potansiyele sahip kritik bir adım olarak değerlendiriliyor.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın açıklamaları, diplomatik ilişkilerin yeniden canlandırılabileceğine işaret ediyor. Ancak bu sürecin başarılı olabilmesi, her iki tarafın da esneklik göstermesine ve karşılıklı güven inşa etmesine bağlı.

Türkiye'nin güvenlik endişeleri ve Suriye'nin egemenlik talepleri göz önüne alındığında, normalleşme sürecinin dikkatli ve planlı bir şekilde yönetilmesi gerektiği açık. Bu bağlamda, bölgedeki diğer aktörlerin dengeli bir dış politika izlemesi ve Türkiye'nin stratejik adımlar atması, sürecin olumlu sonuçlar doğurmasında kilit rol oynayacaktır.

Editör: Haber Merkezi