Yüksek kar vaadiyle Arda Turan, Fernando Muslera, Emre Belözoğlu gibi isimlerin de aralarında bulunduğu birçok kişiyi dolandırdığı iddia edilen banka müdürü Seçil Erzan'ın yargılanması devam ediyor. Banka yöneticilerinin tanıklık ettiği duruşmada konuşan banka yönetim kurulu üyesi Tanju Kaya,

‘’Bahsettikleri paraların banka kayıtlarında görünmediğini ama teftiş incelemesinin devam ettiğini, bankanın sorumluluğu varsa bunu gidereceklerini söyledik’’ dedi.

İstanbul 41. Ağır Ceza Mahkemesi'nde devam eden duruşmada, banka şube müdürü Seçil Erzan'ın, yüksek karlı ve güvenilir bir fon olduğunu iddia ederek aralarında tanınmış futbolcular Arda Turan, Fernando Muslera, Emre Belözoğlu ve Selçuk İnan'ın da bulunduğu 29 kişiyi yaklaşık 25 milyon dolar ile 7 milyon 384 bin lira dolandırdığı iddia ediliyor. Duruşmada tutuklu sanıklar Seçil Erzan ve Ali Yörük ile dört tutuksuz sanık hazır bulundu. Duruşmaya taraf avukatlar da katıldı.

‘’Bahsettikleri paraların banka kayıtlarında görünmediğini söyledik’’

Duruşmada tanık olarak ifade veren bankanın yönetim kurulu üyesi Tanju Kaya, Seçil Erzan ile ilk kez 2019’da Fatih Terim’i ziyarete ettiklerinde tanıştığını belirterek,

“Olaylardan Sermin Tekin’in beni arayıp bilgi vermesiyle haberim oldu. Sonrasında ben de genel müdürümüz Hakan Bey’e bilgi verdim. Ertesi gün bankaya Fatih Terim, Emre Belözoğlu ve Arda Turan toplantı için gelmek istediğini söylediler. Saat 10.00 sıralarında geldiler ve mağdur olduklarını söylediler. Fatih Terim ise ‘henüz banka hesaplarıma bakmadım, şu an için bir şey söyleyemiyorum’ dedi. Bahsettikleri paraların banka kayıtlarında görünmediğini ama teftiş incelemesinin devam ettiğini, bankanın sorumluluğu varsa bunu gidereceklerini söyledik. Kendilerine ayrıca Seçil ile irtibat kuramadığımızı da söyledik” dedi.

Seçil Erzan davasında gelişme!

‘’Vitamin ister misin’ dedik o da kabul edince serum takviyesi yapıldı’’

İfadesine devam eden tanık Kaya, Seçil Erzan’a ulaştıklarında kendisine süreci sorduklarını söyleyerek,

“Arkadaşının bir yatırımdan zarar ettiğini, onu kapamak için başkasının parasını aldığını, sonra işin içinden çıkmayınca Fatih Terim’den para aldığını, birinin açığını diğerinden aldığı parayla kapatmaya çalışmak istediğini anlattı. Bir liste oluşturmaya çalıştık ancak Seçil bazen doğru hatırladı, bazen hatırlayamadı, bazen hatırladığını değiştirdi, yani düzgün bir sonuca ulaşamadık. Seçil Hanım çok kötü göründüğü için ‘vitamin ister misin’ dedik o da kabul edince serum takviyesi yapıldı. Şube müdürlerinin para tahsil etme ve alma yetkisi yoktur. Şube müdürünün bir operasyon yapma yetkisi de yoktur. Bir şubede bir günde çok fazla döviz işlemi olursa bakılır, kontrol edilir. Ayrıca antetli kağıt kıymetli bir evrak değildir. Teftiş Kurulumuz tarafından görüldü ki paralar banka dışında teslim edilmiş. Hepsi de ‘Fatih Terim fonu’ denilerek dolandırıldığını söylüyordu. Hakan Ateş ve Mehmet Aydoğdu’nun olaydan 7 Nisan’da haberi oldu. Ateş ve Aydoğdu’nun yönettiği bir fon yoktur’’ şeklinde konuştu.

‘’Ben en başından beri ‘Fatih Terim Fonu’ olarak duydum’’

Tanık Kaya ifadesinin devamında,

Özgür Özel ile vatandaş arasında ‘Hamas’ tartışması Özgür Özel ile vatandaş arasında ‘Hamas’ tartışması

‘’Ben en başından beri ‘Fatih Terim Fonu’ olarak duydum. Emre Belözoğlu ve Volkan Bahçekapılı da geldi. Hepsi ‘biz para verdik. Fatih Terim Fonu’ olarak dedi. Fatih Terim fonu olarak başlayan fon nedense bazı avukatlar sayesinde Hakan Ateş ve Mehmet Aydoğdu fonu oldu. Seçil Hanım, arkadaşının hisse senedinde zararı kapatmak için paraları yönetmeye çalıştığını, rakam büyüyünce de Fatih Terim gibi isimlerden para aldığını ve açıkları kapatmaya çalıştığını söyledi. Fatih Terim’in içinde olduğunu söyleyerek paraları aldığını, bunu da banka kayıtlarında görünmemesi için banka dışında hallettiğini söyledi. Bu fon sistem adı altında anlatılmış’’ ifadelerini kullandı.

Seçil Erzan davasında gelişme!

"İnsanlar kendilerini bu paranın bankada olduğuna inandırmaya çalıştılar’’

Duruşmada savunma yapan sanık Seçil Erzan,

"Banka çalışanlarının paraya dokunması yasaktı. Biz paraya öcü gibi bakıyorduk. Ben burada hukuki olarak bana bir zararı olur mu diye düşünmeden her şeyin doğrusunu anlatıyorum. İnceleme sırasında bana avukatın var mı diye sordular. Bir avukat ayarlandı başta, o avukatı bana kesinlikle banka tutmuştur. Ben sürekli Florya’ya, Galatasaray tesislerine gidiyordum, sürekli dışarıdaydım. İstanbul’un en büyük tefecisi denen adam Süleyman Aslan odama geliyordu, kimse bunu bilmiyordu, duymuyordu. Karanlık bir şeyler döndüğü belliydi ama kimsenin bilmemesi normal değildi. İnsanlar kendilerini bu paranın bankada olduğuna inandırmaya çalıştılar, bunun olmadığını bile bile yaptılar. Son 1 yıldır benim canımı alsalardı ben bu kadar acı çekmezdim. Bankanın bunu bilmiyoruz, gişe dışı işlem yok demesi. Mesela Fatih Terim hiçbir zaman şubeye gelmedi ama elden para götürürdüm. Birçok müşterimizin evine biz para götürdük, burada bankanın görmeme ihtimali yoktu. Bana ‘ne yapıyorsun kızım sen’ demeliydi" dedi.

"Banka dövizi çıkarmayın denen bir durumda piyasalarda milyon dolarların aynı gün şubeden çıkarılmasıyla ilgili bana sormalıydı"

Savunmasına devam eden Erzan,

"Müşteriler 500 bin lira ve üzeri kredi çekeceği zaman ne için çektiğini belgeli olarak bankaya sunmak zorundaydık. Arda Turan 33 milyon dolar para çekti. Ancak ne için yatırım yapacağına dair evrak sunmadı. Bölge müdürü beni arayıp, ‘Neden belgesi yok?’ diye sordu. Çünkü dikkat çeken bir olaydı. Her şey belliydi ve anlaşılabilirdi ama her şeyi ben yapmışım. Banka dövizi çıkarmayın denen bir durumda piyasalarda milyon dolarların aynı gün şubeden çıkarılmasıyla ilgili bana sormalıydı. Banka hiçbir şey görmedim, duymadım diyor. Bankanın bunu görmeme durumu olmamalıydı" şeklinde konuştu.

Ağlayarak savunma yaptı: "Bankanın da bu konuda elini taşının altına koyması lazımdı"

Savunmasına devam ettiği ve tahliye talebini belirttiği sırada ağlamaya başlayan Erzan, mahkeme başkanına

"Benim gerçekten dolandırıcı olduğumu düşünüyor musunuz? Buna inanıyor musunuz?" dedi. Sonrasında ise,"Bu paradan asla menfaat sağlamadım. Benden zorla aldılar. Silah dayasalar bu kadar olmazdı. Ortada başka olan biten yok. Bu paraları ben alsam zaten bir plan yapardım. İnsanların çok açgözlü davranması, bile bile benden talep ettiler. Banka ‘Seçil’in yurt dışına çıkacağını, kaçacağını düşündük’ dedi oysa ben herkesi çağırdım zaten. Benim kaçmak asla aklımın ucundan bile geçmedi, ben bu insanların nasıl parasını ödeyebilirim derdindeydim. Bankanın da bu konuda elini taşının altına koyması lazımdı. Sorumluluğunu bilmesi gerekiyordu. Ya gidip bankayla tefecilerden parayı alacaktık ya da banka bu paraları ödeyecekti" dedi.

Kaynak: iha