1452 yılında Fatih Sultan Mehmet tarafından inşa edilen hisarın sahil kısmından başlayan ve dikine ilerleyen tünelin 125 metresine ulaşıldı. Çıkış noktasının araştırılmaya devam edildiği bildirildi.

İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Genel Sekreter Yardımcısı Mahir Polat, tünelin İstanbul’un fethinin 571. yıl dönümünde, 29 Mayıs’ta keşfedildiğini belirterek, “Bu oldukça önemli bir buluntu çünkü orta çağ yapısı olarak kabul edilmesi gereken bir yapı. İstanbul'un fethiyle bir sene sonra orta çağ kapanacaktı,” dedi. Polat, tünelin Çavdarlı Halil Paşa Kulesi’nin hemen yanında başladığını ve hisarın üst kısmındaki surlara kadar uzandığının tahmin edildiğini ekledi.

Putin: “Seul’un Kiev’e silah sağlaması bir hata olur” Putin: “Seul’un Kiev’e silah sağlaması bir hata olur”

Restorasyon ekibi, tünelin içinden geçen vadi suyolunun Bizans veya Osmanlı dönemine ait olabileceğini düşünüyor. Tünelin arkeolojik ve bilimsel çalışmaların ardından vatandaşların ziyaretine açılacağı öğrenildi. Polat, “Restorasyon sırasında karşılaştığımız bu dikine kesitte 125 metre olduğunu bildiğimiz fakat içeride başka kanallar ve kollarla ayrıldığını tahmin ettiğimiz bir yeraltı geçidinin buluntularını görmüş oluyorsunuz,” şeklinde konuştu.

Tünelin Önemi ve İleri Çalışmalar

Tünelin bazı bölümlerinin yüksekliğinin 4,5 metreye kadar ulaştığını belirten Polat, tünelin askeri ve sosyal tarih açısından büyük öneme sahip olduğunu vurguladı. Polat, “Fatih Sultan Mehmet'in burada üç paşasına yapımını emrettiği ve İstanbul'un fethinin aslında nişanesi olan bu yapının, askeri teknikler açısından da bazı ihtiyaçları gördüğü anlaşılıyor,” dedi.

Polat, bu keşfin ardından harç analizleri, malzeme analizleri ve yapım tekniği analizleri gibi arkeometre çalışmalarıyla daha fazla bilgi edinileceğini ifade etti. Ayrıca, benzer özelliklere sahip altı tünelin daha bulunduğunu düşündüklerini belirten Polat, “Bu bölgede yoğun yeraltı geçiş noktalarının olduğunu bilimsel olarak ilk defa ortaya koymuş durumdayız,” dedi.

Gelecekteki Araştırmalar ve Restorasyon

İBB Miras ekiplerinin yürüttüğü restorasyon çalışmalarının, tarihi yapının korunması ve anlaşılması açısından büyük önem taşıdığını belirten Polat, “Bu aşamadan sonra bilimsel araştırmalara ve tarihi yorumlara devam edeceğiz. İlk yorumum, buranın bir dere yatağı üzerinde Çukurçeşme'den başlayan ve burçlara geldiği noktada bir geçiş ve denize iniş noktası olarak tahkim edilmiş bir alan olduğudur,” diye ekledi.

Rumeli Hisarı’ndaki bu önemli keşif, hem İstanbul’un tarihine yeni bir ışık tutuyor hem de arkeolojik çalışmaların ne kadar değerli olduğunu bir kez daha gösteriyor. Tünelin tam olarak nereye çıktığı ve hangi amaçlarla kullanıldığı ise gelecekteki araştırmalarla netlik kazanacak.