Patara Antik Kenti'nde yaşananlar, hem tarihi mirasa hem de çevreye duyarlılık açısından büyük endişe yaratıyor. Patara'nın "Patara Yılı" ilan edilmesine rağmen, antik kentin çevresindeki yapılaşmaya verilen izinler ve kaçak villaların sayısının artması, bölgenin tarihi ve doğal güzelliklerinin korunmasına yönelik ciddi bir tehdit oluşturuyor.

Özellikle 2008'de düşük yoğunluklu yapı izni verilmesi ve sonrasında 800'ün üzerinde ikinci konut inşaatının yapılması, antik kent alanının nekropol alanı olarak belirlenen bölgelerinin korunmasını zorlaştırmıştır. Bu durum, sadece Patara'nın değil, tüm kültürel mirasımızın korunmasına yönelik daha sıkı tedbirler alınması gerektiğini gösteriyor.

Antalya 4. İdare Mahkemesi'nin bilirkişi heyetinin yeniden kurulmasını ve yeni bir keşifle rapor hazırlanmasını istemesi olumlu bir adım olarak görülebilir. Ancak, bölgedeki yapılaşmanın ve plansızlığın neden olduğu tahribatın telafisi için daha fazla çaba sarf edilmesi gerekiyor. Tarihi ve doğal güzelliklerimizi korumak, gelecek nesillere miras bırakacağımız en önemli değerlerden biridir.

MÜCADELEYE DEVAM

Patara için mücadelemiz sürecek diyen Arkeologlar Derneği Başkanı Bülent Türkmen, gazetemize yaptığı açıklamada, “Antalya ve Muğla sınırındaki Patara Özel Çevre Koruma (ÖÇK) bölgesi için Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından hazırlanan 1/25 bin ölçekli, nazım planı ile Patara (ÖÇK) bölgesi özelinde ve ülkemiz genelinde arkeolojik ve doğal sit alanlarının ile koruma sahalarının statüleri sistematik ve aşamalı olarak imara açılacak şekilde değiştirilmektedir. Bu durum ülkemizin tarihi, doğal ve arkeolojik mirasının korunması ve geleceğe aktarılabilmesi bağlamında ciddi bir tehlike oluşturmaktadır. Bu kapsamda koruma alanları daraltılarak kıskaca alınmakta, insan kullanımı ve şehirleşmenin yolu açılarak doğal ve arkeolojik sit alanları risk altına sokulmaktadır” diyor ve ekliyor:

“Derneğimiz, siyasi, politik ve rant temelli bu ve benzeri plan, proje ve uygulamalarının her zaman karşısında yer almış ve almaya da devam edeceği gibi yetkilileri de bir an önce bu yanlıştan vazgeçmeye çağırıyor. Dernek olarak yereldeki sivil toplum örgütleri, sendikalar, konuya duyarlı kurumlar ve vatandaşlarla birlikte doğal ve kültürel mirasımızın korunması için mücadele etmeye, verilen mücadelenin içinde olmaya devam edeceğiz.” 

Kuldokya'nın esrarengiz yüzü Kuldokya'nın esrarengiz yüzü

KAZI BAŞKANI IŞIK: PATARA KORUNMALI

Patara Antik Kenti’nin Kazı Başkanı Havva İşkan Işık konuyla ilgili gazetemize yaptığı açıklamada şöyle konuştu: “Patara birinci ve üçüncü derece arkeolojik sit alanıdır. Birinci derece doğal sit ve özel çevre koruma bölgesi olarak tanımlanmış, ülkemizin ve dünyanın en eşsiz lokasyonlarından birisidir. Hem doğal değerleriyle hem de barındırdığı eşsiz kültürel mirasıyla bu coğrafya için tek alternatif ve tek çözüm olduğu gibi korunarak geleceğe miras bırakılması.

Bu çağın insanları, geçmişten aldığı bu mirası aslında gelecek için bize verilen bir emanet olarak görmelidir. Her şekilde ne kaçak yapılaşmaya ne de yanlış uygulamalara bu alanda izin verilmemeli...”